Miki Shinichiro
Bleach’in Takunya-Şapkası,
FMA’nın Karizmatik Simyacısı
Miki Shinichiro 18 Mart 1968 Tokyo doğumlu 81 Produce Şirketi’ne bağlı bir seslendirme sanatçısıdır. Önceki mesleği pasta şefi olan Miki-san akıl hocası Kiyonobu Suzuki sayesinde seslendirme sanatçısı olmaya karar vermiş. Seslendirmenin yanı sıra Weiss Kreuz (Weiß Kreuz) isimli animenin; Takehito Koyasu, Tomokazu Seki ve Hiro Yuki’nin de yer aldığı Weiss isimli grubun şarkıcılarından biridir.

1998 yapımı Weiss Kreuz, kötüleri cezalandırmak amacıyla bir araya gelen 4 erkeğin etrafında geçiyor.
Aksiyon ve shounen türündeki anime ise Charlie’nin Melekleri misali Omi Tsukiyono, Ken Hidaka, Youji Kudou ve Aya Fujimiya’nın Weiss Kreuz grubunu kurarak Persia isimli gizemli birinin emirleri doğrultusunda kötüleri cezalandırmalarını konu ediniyor. Ayrıca Miki-san’ın en iyi dostlarından birinin de Tomokazu Seki olduğunu belirtelim. Fushi Yugi ve Wedding Peach serileriyle başlayan bu ortaklık, ikilinin Escaflowne isimli anime serisinin baş rollerinde yer almalarıyla yükselişe geçti. Böylece Miki-san ve Seki-san anime serilerinin bir numaralı ikilisi haline geldi. Bu açıdan özel bir proje olan Weiss Kreuz’un özellikle bu ikili için yapıldığını söyleyebiliriz.
E o zaman Miki-san’ın da yer aldığı Weiss ‘den nostalji dolu bir şarkı dinlemeye ne dersiniz?
Weiss – Velvet Underworld [Weiss Kreuz OP 1]
2009 yılında Tayvan’da düzenlenen 2009 Comic Exhibition etkinliğine katılan sanatçıyı daha yakından tanımak isterseniz etkinlikte kendisine sorulan sorulara ne cevaplar verdiğine bir göz atabilirsiniz:
Nasıl seiyuu oldunuz?
Ablam tam bir anime-manga delisiydi. Haliyle onun kariyer seçimimdeki etkisi oldukça büyüktür. Yine gençliğimde de kendimi animeleri seslendirirken hayal ederdim. Tüm bunlara rağmen özellikle bu kariyer yolunu seçmek için çok çaba sarf etmedim. Bir gün arkadaşlarımdan biri bana bir seslendirme şirketinin işe alım yaptığını haber verdi. Ben de hemen şirketi arayıp boş pozisyon olup olmadığını sordum. Tabi reddedildim. Daha sonra bana bir seslendirme eğitimi kursu verdiklerini bildiren bir mektup yolladılar. Hemen kursa kaydoldum ve o zamandan beri de seslendirme yapıyorum.
Seiyuu olmadan önce en sevdiğiniz anime hangisiydi?
Vay, çok uzun zaman oldu… (gülüyor). 10 yaşımdayken ilk Gundam serisini (0079) izlerdim, ayrıca Ganba no Boken ve Galaxy Express 999’un (Ginga Tetsudo 999) film versiyonunu çok severdim.

Suwabe Junichi presents. Unlimited Motor Works feat. Miki Shinichirou isimli DVD’den (2014)
Arabaları ve araba yarışlarını çok sevdiğinizi biliyoruz. Bu hobinizi Initial D serisinde Takumi Fujiwara karakterini seslendirmeden önce mi yoksa sonra mı edindiniz? Arabanızı kendi isteğinize göre ayarlar mısınız ya da tıpkı animedeki gibi hiç yarış yaptınız mı?
Arabaları çok sevmemin Initial D’deki rolü kabul etmemde kısmen de olsa payı var. Takumi’nin AE86 model arabası gibi ben de kendi arabamı defalarca modifiye ettim. 3 farklı motor değiştirdim; yine içini, koltuklarını ve direksiyonu baştan aşağı hepsini yeniden düzenledim. Bununla birlikte inişli dağ yolu yarışları bana oldukça tehlikeli geliyor, ben sadece belirli pistlerde yarışırım. Doğrusu son üç senedir 7 saatlik bir dayanıklılık yarışına katıldım. Yarışta Lockon (Miki-san’ın Gundam serisinde seslendirdiği karakter) kaskı takmak istemiştim ancak sponsor Pokemon’du ben de haliyle Pokemonlu bir tane kask takabildim (gülüyor).
Japon animasyonunun uluslararası bir kültürel değişim aracı olarak görülmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Her ülke farklı bir kültüre sahip ki bazı ülkeler animenin hala çocuklar için olduğunu düşünüyor. Önce bu duvarı yıkmazsak birbirimizi anlamamız hiç kolay olmaz. Örneğin kanalizasyonda yaşayan kaplumbağalarla ilgili bir çizgi film vardı (izleyiciler gülüyor); ustaları bir sıçandı. Ustanın arkasındaki duvarda kanji ile yazılmış “Japonya” (日本) anlamını taşıması gereken bir yazı asılıydı ancak yazı çizgi filmde 本日 (honjitsu) olarak ters yazılmış. Eğer birileri ülkelerin kültürlerine özen gösterecekse bu tür basit hataların olmaması gerekir. Ben ayrıca istiyorum ki farklı ülkelerden olan seslendirme sanatçıları birbirleri hakkında daha çok şey öğrensin. Bununla birlikte bugün yer aldığımız böylesi etkinlikler heyecan verici iken bir seiyuunun gezilerde daha çok vakti geçirmek amacıyla seslendirdiği karakterin çalışma saatlerini azaltması da iyi bir şey değil. Dahası Japon animasyonu şu an en iyi formunda değil, hala çözülmeyi bekleyen pek çok sorunu var. Sadece Little Voice oyuncusu olmakla animenin uluslararası bir kültürel değişim aracı olarak görülmesi gibi büyük bir soruya cevap verebileceğimi söylemem. Tüm yapabileceğim her işimde sanatımı en iyi şekilde icra edip anime de sesimi duyan herkesi memnun etmektir.
Miki-san’ın seslendirme konusundaki en büyük özellikleri arasında yakışıklı, karizmatik karakterlere ses vermesi yatıyor. Anime dünyasında bunun başlıca örneklerinden biri de Pokemon serisinin Roket Takımı’ndan James (Kojiro) karakteri gösteriliyor. Bunun dışında yakışıklı, karizmatik karakterlere ses vermesinden ötürü kendisini shounen-ai ve yaoi türündeki serilerde de çokça duymak mümkün.
Buna rağmen büyük çoğunluğumuz onu en başta FMA: Brotherhood sezonunun karizmatik simyacısı Roy Mustang ve Bleach’in takunya-şapkası Urahara Kisuke olarak seviyoruz.
Hazır Urahara Kisuke demişken hatırlarsınız sanatçı Paku Romi tanıtımımızda Bleach serisinin 366. bölümün kaydında ekipçe duygusal anlar yaşandığını dile getirmiştik. Haliyle Miki-san da bu ekibin en önemli isimlerinden biriydi. Siz ne dersiniz?

Konishi Katsuyuki (Hisagi) ve Miki-san (Bleach’in Final bölümü kayıt gününden)
*Yazının devamı için diğer sayfaya geçiniz.